Proloterapi 2018-01-30T01:24:40+00:00

PROLOTERAPİ 

KAS VE İSKELET SİSTEMİ KÖKENLİ AĞRILARIN TEDAVİSİNDE YENİ BİR SEÇENEK

Proloterapi ,“Hoş olmayan ve günlük yaşantımızı olumsuz etkileyen duygusal bir deneyim” olarak tarifleyebileceğimiz ağrı tedavisi için kullanılabilecek çok sayıda seçenekten birisidir.

Ağrı kesici ilaçlar, fizik tedavi yaklaşımları, akupunktur, kuru iğne uygulamaları ve masaj gibi çok sayıda seçeneğin yanında proloterapi de ağrı tedavisinde kullanılabilecek başka bir tedavi yöntemidir.

Proloterapi, farklı nedenlere bağlı bel, boyun ve sırt ağrıları, çeşitli bölgelerde kireçlenme, bel fıtığı, boyun fıtığı, migren ve kas omurga iskelet sistemi kaynaklı ağrı şikayeti olan hastaların büyük çoğunluğunda  etkili bir şifa sağlayabilir.

Proloterapi ile insan vücudunun tamir sistemi uyarılarak vücuttaki ağrılı, zayıf ve işlevini kaybetmiş bölgenin tekrar eski haline dönmesi sağlanır.

Proloterapi tedavisi, hipertonik solüsyonların (şekerli serum, düşük düzeyde lidokain veya benzeri lokal anesteziklerin karışımı) vücuda  enjekte edilmesi esasına dayanır.

Enjeksiyonlar genellikle eskimiş, aşınmış, zedelenmiş, güçleri azalmış tendon, ligamen ve eklemlere yapılır.  Enjekte edilen sıvı enflamatuvar (yangı veya mikropsuz iltihap) bir tamir süreci başlatır.

Ortalama 3 hafta süren bu süreçten sonra hastada klinik düzelme başlar. Tendon, ligamen, eklem, kıkırdak ve kas sorunlarında sadece ağrının geçmesi değil klinik tablonun iyileşmesi de sağlanır.

Sonuç olarak; eğer bel ağrınız, bel fıtığınız, boyun ağrınız, migreniniz, kalça-omuz-diz kireçlenmeniz (artroz) varsa proloterapi  sizin için sebebe yönelik ve sizi ameliyat olmaktan kurtaracak bir seçenek olabilir.

Proloterapi tedavisi sonrasında ligamen ve tendonlarda gerçekleşen değişiklikler.

AĞRILAR NEDEN OLUR ?

Kas-iskelet sisteminden kaynaklanan ağrıların ve kas spazmının hatırı sayılır bir kısmının nedeni kas ve kemiklerin birleştiği alandaki ligamen ve tendonlardaki hasar, zayıflık ve gevşekliktir.

Bel-boyun fıtıkları, kireçlenmeler, aşınmalar, tendinitler (kas zorlanmaları ve ilişkili ağrılar) çoğu zaman bu eklem gevşekliği ve bunun neden olduğu kronik kas spazmı nedeniyle oluşmaktadır.

Ayrıca statik stabilizasyondan (kemikleri bir arada sağlam bir şekilde tutma görevi) sorumlu ana yapılar olan ligamenlerde gevşeklik olması sonucu vücut bu eklemdeki gevşekliği kaslar yardımıyla gidermeye çalışır, oysa kaslar bunun için yaratılmış dokular değildir ve  ligamen kadar güçlü ve dayanıklı değildirler, sürekli eklemi bir arada tutamaz ve çabuk yorularak spazma girer.

Bu ligamentöz gevşeklik  tedavi edilmezse bu kas spazmı sürekli  hale gelir,  olay kronikleşir ve eklem çevresindeki bu kaslar kısa ve gergin hale gelir, eklem aralığını daraltarak eklemi sıkıştırır. Sonuçta fıtıklaşmaların, kireçlenmelerin, aşınmaların meydana geldiği negatif bir döngü yaşanır.

Bu ligamentöz gevşeklik tedavi edilmeden, eklem güçlendirilmeden hastanın sağlığına kavuşması  zor bir ihtimaldir, çünkü altta yatan ana problem ligamentöz gevşekliğe bağlı eklem instabilitesidir  ve  bu sorunu proloterapi doğal yolla tedavi eder.

Ameliyatlar ve diğer tedavi seçenekleri hep sonuçla (fıtık, kireçlenme, aşınma vs.) ilgilendiği için ya başarısızdırlar yada başarı oranları  düşüktür, özellikle ameliyatlar bazen  hastanın sıkıntısını gidermediği gibi gelecekte de daha büyük sıkıntılara ve yeni ameliyatlara neden olabilir.

Oysa Proloterapi sonucu değil sebebi tedavi ettiği için hastaların büyük çoğunluğunda  doğal ve etkili bir şifa sağlar. Proloterapi ile bu eklem gevşekliği tedavi edilebilir ve ağrılarınızdan ameliyat olmadan kurtulabileceğiniz bir tedavi seçeneği olabilir.

PROLOTERAPİ İLE TEDAVİSİ YAPILAN HASTALIKLAR 

  • Eklem gevşeklikleri ve güç kaybı
  • Tendinit ve ligamentit (Tendon ve ligamenlerde iyileşmeyen kronik ağrılar)
  • Bursit (eklem ve tendonların kayganlığını sağlayan sıvı üreten organlarda enflamasyon)
  • Artroz (eklem kireçlenmeleri, aşınma ve eskimeler)
  • Kas ve tendonların tekrarlayan şişmeler ve ağrılar sonucu işlev yapamadıkları rahatsızlıklar
  • Baş ağrıları
  • Bel ağrıları( fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası)
  • Boyun ağrıları (fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası)
  • Sırt ağrıları (fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası)
  • Omurgada, göğüs kafesinde ve kaburgalarda geçmeyen kas ve ligamen ağrıları
  • Topuk dikeni
  • Ayak bileği, el bileği burkulmaları sonrası geçmeyen ağrılar
  • Skolyoz (skolyozda bilinenin aksine ligamen problemi çok önemli bir sebeptir)
  • Diz ağrıları (kondromalazi, kireçlenme, menisküs, ligamen hasarı)
  • Tenisçi ve golfçü dirseği (epikondilit)
  • Spondilolistezis (bel kayması)
  • Karpal Tünel Sendromu
  • Avasküler nekrozlar (kemik dokusunun yetersiz kanlanması nedeniyle nekroze olması)
  • Donuk omuz
  • Ağrılı omuz (İmpingement sendromu)

PROLOTERAPİ HASTASI MISINIZ ?

Ağrı şikâyeti olan insanların en çok merak ettiği sorulardan biri de proloterapinin kimlere yapılabileceğidir.

PROLOTERAPİ HASTASI OLUP OLMADIĞINIZI GÖSTEREN 10 KRİTER

1) Ağrım var ve bir travma sonrası gelişti. O travmadan beri  ağrı duyuyorum.

2) Düşme çarpma olmadı ancak eklemlerimde gittikçe artan bir ağrı var. Yol yürümek ve çömelmekle ağrım

artıyor. Eklemlerimden ses geliyor.

3) Çok az ağrım var, ağrı kesici almaya gerek duymuyorum. Ağrımın ilerlemesinden korkuyorum. Dizinde kireçlenme

var dediler.

4) Ağrım var ama çok sağlıklıyım başka hiçbir problemim yok.

5) Yaşam standartlarımı düşüren ve hareketlerimi kısıtlayan ağrım ve hareket kısıtlılığım var.

6) Bazı aktiviteler ağrımı artırıyor.

7) Kas spazmları kesinlikle benim ağrımın bir parçasıdır.

8) Ağrımdan kurtulsam başka sorunum yok.

9) EMAR (MRG) ve direk grafilerimde hiçbir problem çıkmadı ama ağrım var doktorlar bel fıtığı başlangıcı dediler.

10) Bende bir his ve duyu kusuru yok, uyuşukluk yok, ancak ağrım var.

DİYORSANIZ SİZ PROLOTERAPİ HASTASI OLABİLİRSİNİZ. PROLOTERAPİ UYGULAYAN BİR DOKTORA GÖRÜNMENİZ FAYDANIZA OLABİLİR.

PROLOTERAPİ UYGULAMALARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Proloterapi kaç seans uygulanmaktadır?

Kaç seans yapılacağını hastanın ve hastalığının durumu belirler ve birçok faktöre bağlıdır.

Hastanın yaşı, kilosu ve hastalığın süresi, hasarın büyüklüğü ve derecesi, diyabet, hipotiroidi, metabolik sendrom, obezite, sigara ve alkol kullanımı gibi ilave problemlerin olması iyileşme süresini uzatır.

Çoğu hasta için 4-6 seans yeterlidir, bazı hastalar 1-2 seansta anlamlı düzelmeler gösterirken bazı hastalarda sonuç almak için 8-10 seanslık uygulamalar gerekebilir.

Proloterapi hangi aralıklarla yapılmaktadır ve seans süresi ne kadardır?

Enjeksiyonlar 3-4 haftada bir yapılmaktadır.

Seans süresi enjeksiyon yapılacak alanın büyüklüğüyle doğru orantılı olarak artar. Örneğin bel proloterapisiyle dirsek proloterapisi aynı sürede yapılmamaktadır.

Her bir seanslık uygulama süresi 30-40 dk sürebilir. Bu sürenin sadece küçük bir kısmında enjeksiyonlar yapılır, geri kalan süre enjeksiyon yapılacak yerlerin cerrahi kalemle işaretlenmesi ve enjeksiyondan sonra proloterapinin etkinliğini artırmak için uygulanan sıcak tatbik etme işlemi için kullanılır.

Proloterapide enjeksiyonlar ağrılı mıdır?

Hastaların  enjeksiyonlar  sırasında  hissettikleri ağrı  hastanın  tamamen  ağrı  eşiğiyle  alakalıdır.

Enjeksiyonların  ağrısından  dolayı  tedaviyi  yarım  bırakan  hasta  çok  nadir  olmaktadır. Hastalarımızın  hemen  hemen  tamamı  tedaviyi  iyi  tolere  eder, tedavi  protokollerine  uyar  ve  tedavisini  tamamlar.

Proloterapiden sonra ağrım olacak mı? Enjeksiyonlardan sonra dinlenmeli miyim?

Proloterapiden  sonra  imkanınız  varsa  ilk  3 gün  dinlenin. Böyle  bir  imkanınız  yoksa  kendinizi  zorlamadan  günlük  işlerinize  devam  edebilirsiniz.

Enjeksiyonlardan  sonra  tedavi  yapılan  bölgeye  ilk  3  gün  3-4  saatte  bir  15-20  dakika  sıcak  su  torbalarıyla  sıcak  uygulama  yapmanız  tedaviden  göreceğiniz  faydayı  artıracaktır.

Sıcaklık  derecesi  yüksek  olmalıdır  fakat  cildinizi  yakmamaya da  dikkat  etmelisiniz. (bu uygulamayı  eczanelerden  alacağınız  termoforu  bir  havluya  sararak  yapabilirsiniz)

Daha önce sorunlu eklemimden bir ya da birkaç defa ameliyat oldum proloterapi olabilir miyim?

Sıkıntılı olan ekleminizden (bel, boyun, diz, kalça, omuz vs.) daha önce geçirmiş olduğunuz ameliyat ya da ameliyatlar genelde proloterapi yapılmasına engel değildir. Bu hastaların da büyük kısmı tedaviden fayda görmektedir.

Daha önce geçirilmiş cerrahi müdahaleler seans sayısını artırabilir.

Proloterapi ile başarı oranı nedir?

Hasta sabırlı olup doktorunun da tavsiyelerine uyduğu takdirde başarı oranı %70-80 dir.

Bu başarı oranı bel fıtığı, diz kireçlenmesi vs. gibi kronik, tedavisi zor ve ağır hastalıklar göz önüne alındığında oldukça iyi sayılır.

Proloterapi iyileşmeyi %100 garanti edebilir mi?

Hiçbir tedavide böyle bir garanti yoktur. Çünkü iyileşmeyi etkileyen birçok faktör vardır.

Örneğin; kalça, diz protezi ya da bel fıtığı ameliyatından sonra bile %100 iyileşeceğiniz, ağrılarınızın tamamen geçeceği garantisi yoktur, hatta bu tip cerrahi müdahaleler hastanın durumunu daha da kötüleştirebilir. Ayrıca ameliyattan sonra dahi ağrıları geçmeyen hatta artan hastalar vardır.

Bu nedenle ameliyat gibi ciddi ve travmatik bir tedaviden önce proloterapi gibi basit, doğal, zararsız ve etkili bir tedavinin kesinlikle denenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Proloterapi direkt ağrıyı tedavi eden değil, ağrıya sebep olan problemi tedavi ederek ağrıların doğal, kalıcı ve etkili bir şekilde geçmesini ya da azalmasını sağlayan bir tedavi yöntemidir.

Proloterapi gebelerde kullanılabilir mi?

Zorunlu bir hal olmadıkça gebelerde proloterapi yapılması uygun değildir. Doğum sonrası ve emzirme döneminde rahatlıkla yapılabilir.

İltihaplı romatizmalara bağlı ağrılarda proloterapi yapılabilir mi?

Proloterapi   iltihaplı  romatizma  hastalıklarını  tedavi  eden  bir  yöntem  değildir.

İltihaplı  romatizma  hastalıklarında (ör:Ankilozan Spondilit, Romatoid Artrit)  remisyon (sönme) dönemlerinde  romatizmanın  eklem, tendon ve ligamentlerde  meydana  getirdiği  zayıflığı  tedavi  etmek ,  eklemi  güçlendirmek  ve  mekanik  kökenli  ağrıları azaltmak  için  uygulanabilir.

Proloterapinin yan etkileri nelerdir?

Proloterapide  sık  görülen  yan  etkiler  enjeksiyon  bölgesinde ağrının  artması (aslında beklediğimiz ve istediğimiz bir durumdur), morluk, şişlik, sertlik, grip  benzeri semptomlar, baş ağrısı  gibidir.

Bu  yan  etkilerin  hastaya  bir  zararı  yoktur  ve  zamanla kendiliğinden  geçer.

Proloterapide iyileşme süreci nasıldır?

Proloterapide  iyileşme  süreci  hastanın  ve  hastalığın durumuna  göre  değişir.

İyileşme  sürecini  etkileyen  faktörler;   hastanın  yaşı, kilosu, ek  hastalığının  olup olmaması (Diyabet , hipotiroidi vs.) ,alkol-sigara  kullanımı, hastalığın  kronikliği-süresi, hastalığının  ağırlığı, hastanın  vücudunun  iyileştirme  kapasitesi, tedavi  yapılan eklemin  büyüklüğü, tedavi  yapılan  eklemin  yük  taşıyıp  taşımaması  gibidir.

İlk  seans  uygulandıktan  ortalama  3 hafta  sonra  klinik  düzelme  görülmeye başlanır.

Bazı  hastalarda  yukarıda  bahsettiğimiz  nedenlerden  dolayı  birkaç  seans  uygulandıktan  sonra  iyileşme  görülmeye  başlanabilir.

Proloterapide  bazı hastalarda  ilk  seanslarda  ağrılarda  zaman  zaman  artma  ve  azalma  periotları  görülebilir,  endişelenecek  bir  durum  yoktur.

Tedavide  başarılı  olunduğu  taktirde ( Başarı  oranı  %70-80’dir)  ilerleyen  seanslarda  ağrılar  hızla  azalacaktır.

 

https://sites.google.com/view/kuru-igne/ana-sayfa

 Prof. Dr. Abdulkadir Koçer

Randevu Alın