Bel Ağrısı

BEL AĞRISI NEDİR?

Bel Ağrısı

                             Bel Ağrısı

Günümüzde insanlar arasında en yaygın ağrılardan biri (baş ağrısından sonra ikinci sırada) olarak bilinen bel ağrısı; hareket kabiliyetini kısıtlayan ve kişiyi gündelik yaşamda sıkıntılara sokan bir şikâyet olarak tanımlanabilir.

Endüstrileşmiş ülkelerde yaşam boyu bel ağrısı sıklığı %70’in üzerindedir.

BEL AĞRISI NEDENLERİ NELERDİR?

  1. Bel fıtığı
  2. Gebelik
  3. Dar kanal hastalığı
  4. Piriformis sendromu
  5. Bel (omur) kayması
  6. Duruş bozukluğu
  7. Aşırı kilo
  8. Osteoporoz ( kemik erimesi )
  9. Kanserler ( kemik kanseri veya başka bir yerden yayılmış )
  10. Psikojenik bel ağrısı
  11. Başarısız bel cerrahisi sonrası oluşan ve uzun süre devam eden şiddetli bel veya bacak ağrıları
  12. Kas ve bağlardan kaynaklanan problemler (zorlanma, kas spazmı ile ilişkili bel tutulmaları, fibromiyalji hastalığı)
  13. Romatizmal hastalıklar (Ankilozan spondilit gibi)
  14. Sosyal nedenler (uzun süre ayakta durmayı gerektiren durumlar, uzun süre yüksek topuklu ayakkabı giyimi gibi)
  15. Meslekler (uzun yol sürücüleri, titreşimli toprak burgu makinesi kullananlar, aşırı ağır yük kaldıranlar, uzun süre oturmayı gerektiren meslek grubu çalışanları)
  16. Bazen de böbrek vb iç organlardan yansıyan bir ağrı veya toplumda peynir yeme sonrası ortaya çıktığı herkesçe bilinen bruselloz enfeksiyonu ile ilgili bir ağrı belde hissedilebilir.

Yukarıdaki nedenlere baktığımızda bel yapısını oluşturan kemik, destek dokusu veya kas yapısı ile ilgili birçok sebebin bel ağrısına yol açtığı dikkati çekmektedir.

Her bel ağrısı bel fıtığı demek değildir.

Bel ağrısı şikâyeti olan her hasta iyi bir nöroloji muayenesi ile değerlendirilmeli ve tanısı netleştirildikten sonra tedavisi düzenlenmelidir.

BEL AĞRISI OLAN HASTALARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN 5 TEMEL KURAL

  1. Uzun süre aynı pozisyonda oturmamak
  2. Uzun süre aynı pozisyonda ayakta hareketsiz durmamak /dikelmemek
  3. Yerden bir şey kaldırırken dizleri kırarak, çömelerek kaldırmak
  4. Belin korunması (bel kaslarında kasılmaya neden olacak ağır kaldırma veya belin soğuğa maruz kalması, terleme gibi şeylerden kaçınmak)
  5. Genin pozisyonunda yatmak (yan pozisyonda, öne doğru bükülerek, bacaklar karına doğru çekilerek)

BEL AĞRILI HASTA NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURMALIDIR?

Bel ağrısı şikâyetiniz,

  • Şiddetliyse ve birkaç gün içinde basit önlemlerle geçmiyorsa,
  • Günlük etkinlikleri engelliyorsa,
  • Bacağa yayılan ağrı, karıncalanma, iğnelenme, yanma ve uyuşma benzeri yakınmaları varsa,
  • Ayak ya da bacakta güçsüzlük başlamışsa,
  • İdrar veya dışkı kaçırma olayı varsa,
  • istirahatte de oluyorsa ve geceleri de devam ediyorsa

Bu konuyla ilgilenen bir nöroloji veya fizik tedavi uzmanına danışın.

BEL FITIĞI NEDİR?

Bel fıtığı, belkemiğini oluşturan 5 omurun arasında süspansiyon görevi gören disk adlı yapının balonlaşması ya da çekirdek kısmının dışarıya taşması, başka bir ifadeyle sinirlerin ve omuriliğin geçtiği kanala doğru yer değiştirmesi sonucu çıkan ağrılı durumların tümüne verilen tanımlamadır.

Bel Fıtığı Nedir

Bel Fıtığı Nedir

Bel fıtığı hastalarında fıtığın durumu ile ilgili olarak ardı sıra şu bulgular ortaya çıkar.

1-Bel, kalça eklemi ve kaba et ağrısı: Belde yer alan vücudun temel iskelet yapısını oluşturan omur denen kemik yapıların arasında destek görevi yapan, hareketlerde sürtünmeyi en aza indiren ve esnek olan diskal yapı zamanla (çoğunlukla yaş ile birlikte) özelliğini kaybedebileceği gibi,

ters hareket, ağır kaldırma ve benzeri nedenlerle yerinden oynayabilir. Bu da belde ağrı ya ve daha ilerlerse kalça ve kaba etlerde ağrıya neden olur.

2-Ayaklara yayılan nöropatik ağrı (Uyuşma, karıncalanma, elektriklenme, yanma, donma, iğnelenme, şimşek çarpar gibi ağrı): Her iki omur arasından çıkarak özellikle bacaklara doğru ilerleyen sinirler bu yarı esnek destek yapının yer değiştirmesi nedeni ile baskı altında kalabilirler.

Uyuşma, karıncalanma, elektriklenme, yanma, donma, iğnelenme, şimşek çarpar gibi ağrılar veya muayenede his kaybı saptanıyorsa sinir zedelenmesi var demektir.

3-Bacaklarda kuvvetsizlik: En sık rastlanılanı ayak bileğini kendine çekememektir. Bu bazen ayak bileğini aşağı itememe, ayağını kalçadan kendine çekememe şeklinde de olabilir.

Bu konuda yetkin iyi bir nörolog ya da algolog muayene ederek güçsüzlük olup olmadığını ortaya koyacaktır.

Sinir zedelenmesinin ilerlediğinin önemli bir kanıtı olan güçsüzlük önemli bir muayene bulgusudur; çünkü fıtık hastaları için tek geçerli ameliyat gerekçesidir.

BEL FITIĞI TANISI NASIL KONULUR?

Bel fıtığında tanı ve tedavide esas olan klinik muayenedir. Nöroloji uzmanı veya Algoloji uzmanı, iyi ve doğru bir klinik muayene ile tanıyı koyacaktır.

Fakat bulgularının desteklenmesi, sürecin doğru yönetilmesi ve ayırıcı tanı için MR görüntüleme en önemli tanı aracıdır.

Bacakta ve ayakta güç kaybı gelişen vakalarda gidişatını değerlendirmede EMG yardımcı olur.

Güç kaybı olmasa bile ağrısı bir türlü çözülmeyen ve MR bulguları ile şikayetleri uyumlu olmayan hastalarda da hastalığın gidişatını değerlendirmede EMG yardımcı olur.

BEL FITIĞI TEDAVİSİ

Bel fıtıklarının %80-85’i Fizik Tedavi ve egzersiz uygulamaları ile düzelebilir.

  • Sıcak uygulamalarla kan akımının artması ve iyileşmenin hızlanması sağlanır.
  • Ağrı kesici ve kas güçlendirici elektrik akımları ile hastanın ağrısı kesilir ve zayıflamış kaslar güçlendirilir.
  • Traksiyon denilen bel çekme sistemleri ile bel vücut ağırlığı oranlarında çekilerek omurga aralıklarının açılması, fıtığın küçülmesi ve sinir basısının azalması sağlanır.
  • Ağrılı ve akut süreci takip eden dönemde yapılan egzersizlerle de beli destekleyen kaslar güçlendirir. Egzersiz tedavinin temellerinden biri, hatta en önemlisidir. Bel ağrısı çeken hastalarda karın, sırt ve bacak kasları zamanla güçlerini yitirir. Egzersizler bedeni ve ruhi gevşemeyi sağlar, ağrıyı azaltır, kasları güçlendirir, duruşu düzeltir. Hastanın günlük yaşama dönme sürecini kısaltır. Egzersiz türlerini esneklik, bel ve karın kaslarını güçlendirme ve germe olarak sınıflandırabiliriz.

Bel Fıtığı Tedavisindeki Diğer Seçenekler Nelerdir?

Hastanın muayene bulgularına bağlı olarak bel, kaba et veya kalça eklemi bölgelerinde bulunan kaslara batırılacak kuru iğne ile de kan akımının artması, ağrının kesilmesi ve kaslar gevşediği için omurga aralıklarının açılması sağlanabilir.

Oldukça etkin, kolay uygulanabilir, az acılı ve ucuz bir tedavi yöntemidir. İlk 1-3 seansta (haftada 2 defa uygulama şeklinde) hastanın çok faydalandığı görülecektir.

Eğer ilk 3 seansta ağrısı rahatlamıyorsa başka bir tedavi seçeneğini değerlendirmek gerekir.

***Hiçbir tedavi metodunun %100 garantisi yoktur. Cerrahi girişim sonrasında bile çok sayıda hastanın ağrısı devam edebilir. Bizim klinik tecrübemiz, kuru iğne tedavisi ile hastalarımızın %70’nde ağrılarını kestiğimiz yönündedir.

  • Proloterapi, Nöral terapi uygulamaları, Sinir blokajları, Manipülasyon uygulamaları sık başvurulan diğer tedavi yöntemleridir.

BEL FITIĞINDA CERRAHİ TEDAVİ NEZAMAN YAPILIR ?

Bel fıtığı olan hastaların sadece %2-5′ inde cerrahi girişim gerekir. İki önemli gerekçesi vardır:

  1. Bacakta ve ayakta güç kaybının görülmesi (Sinir zedelenmesine işaret eder ve vakit kaybetmeden sinire bası yapan disk parçası çıkartılmalıdır).
  2. 6 haftalık süreçte fizik tedavi veya kuru iğne uygulamaları gibi etkin tedavilere cevap vermeyen ve yaşam kalitesini bozan bel ve kalça ağrıları.

Prof. Dr. Abdulkadir Koçer

By | 2018-01-21T17:34:43+00:00 Aralık 9th, 2017|Bel Ağrısı, Blog, Kuru İğne|Yorum yok

Siz de fikrinizi belirtin